Suzan Avcı

Suzan Avcı

Oyuncu · 89 yaşında

Künye

Yaş89 yaşında
Doğum Tarihi25 Eylül 1937
Doğum YeriBursa
MeslekOyuncu
BurcuTerazi

Filmografi / Projeler

Suzan Avcı Kimdir?

Kazan Tatarı bir baba ile Kırım Tatarı bir annenin kızı olarak 25 Eylül 1937'de Bursa'da doğan Suzan Avcı, babasını altı yaşındayken karaciğer hastalığından yitirdi ve ailesiyle İstanbul'a taşınarak annesinin çalıştığı tekstil fabrikasında işe başladı. On üç yaşında katıldığı bir dergi yarışmasını kazanmasına rağmen annesinin izin vermemesi üzerine sinemaya giremedi, on beş yaşında evlendiği ilk eşinden oğlu Mete dünyaya geldi; kısa süre sonra Muammer Karaca ve Toto Karaca tiyatrolarında sahneye çıktı. 1950'lerin ikinci yarısında başladığı sinema kariyerinde kısa sürede vamp kadın imajıyla özdeşleşerek başrol oyuncularının karşısında güçlü kötü kadın rolleriyle tanındı; 1962'de Şehvet Uçurumları, 1963'te Sevda Nur'la paylaştığı öpüşme sahnesiyle dönemin en tartışılan filmlerinden biri olan İki Gemi Yan Yana ile büyük yankı uyandırdı. 1966'da rol aldığı Turist Ömer Almanya'da'nın senaristi Erdoğan Tünaş'la 1970'te evlenip kızı Binnaz Avcı'yı dünyaya getiren Avcı, Kolsuz Kahraman, Acı İntikam, Fosforlu Cevriyem, Malkoçoğlu Cem Sultan ve Acımak gibi yapımlarda rol alarak Yeşilçam'ın en akılda kalıcı kötü kadın tiplemelerinden birini yarattı.

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Kariyerine farklı gözlerle

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Kilink İstanbul'da filminde Suzan Avcı'nın rolü Kilink'in sevgilisi diye geçiyor; yani tanımını kahramandan alıyor. Casus Kıran'daki Suzie için de bence benzeri geçerli. Bu süper kahraman ve casus maceralarında Avcı'nın tehlikeli kadın havası renk katıyor, ama aksiyon izleyicisi için dövüşün ve temponun merkezi başka yerde; kadın tarafı kenarda kalıyor.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Suzan Avcı'nın adı Yeşilçam'da kötü kadın tipiyle anılır, bu tip de 1960'ların melodramında toplumsal bir iş görürdü: iyi kadının karşısına konan öteki kadın, dönemin ahlak ölçülerini görünür kılıyordu. Avcı 1969'daki Aşk Mabudesi'nden 1977'deki Baraj'a kadar duygusal dramlarda yer aldı. Bence bu işlerin değeri, tek tek filmlerden çok, bu kalıbın dönemin sinemasında ne kadar yerleşik olduğunu göstermesinde.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı ve yalnızca ekran çalışmalarına bakan kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

Yorumlar