Aliye Rona

Aliye Rona

Oyuncu · 1921 – 1996

Künye

Doğum Tarihi1921
Doğum YeriDera
Vefat27 Ağustos 1996
MeslekOyuncu

Filmografi / Projeler

Aliye Rona Kimdir?

Aliye Rona, asıl adıyla Aliye Dilligil, 1921 yılında günümüzde Suriye sınırları içinde kalan Dera kasabasında, Trabzonlu bir demiryolu işletmecisinin kızı olarak dünyaya geldi. Tiyatrocu Avni Dilligil ile gazeteci Turhan Dilligil'in kardeşiydi. Beyoğlu'nda bir kız sanat okulunda öğrenim gördükten sonra 1930'ların sonunda Kadıköy Halkevi'nde amatör oyunculuğa adım attı, ardından Arena Tiyatrosu'nda Ulvi Uraz ve ağabeyiyle birlikte sahneye çıktı. İzmir Şehir Tiyatrosu'ndaki ortak çalışması sırasında tanıştığı oyuncu Zihni Rona ile evlendi. 1947'de Kerim'in Çilesi ile beyazperdeye geçti ve yarım asra yakın süren kariyerinde iki yüzün üzerinde yapımda rol aldı, ayrıca seslendirmenlik yaptı. Kavgacı, hakkını arayan, geleneklere bağlı köylü kadınlarını ve otoriter ana-nine tiplemelerini canlandırmasıyla tanınır; Yılanların Öcü, Cemo, Şabaniye ve Berlin in Berlin bu rollerden bazılarıdır. Antalya Altın Portakal'da 1965, 1967 ve 1968'de üç farklı yapımla En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülüne değer görüldü, 1969'da Adana Altın Koza'da aynı dalda ödül kazandı, 1994'te bu festivalde Yaşam Boyu Onur Ödülü'nü aldı. Ömrünün son döneminde sağ tarafında felç yaşayıp tekerlekli sandalyeye bağımlı kaldı ve Pendik'te bir huzurevine yerleşti; buradaki koşullar dönemin haberlerinde yer buldu. 1996'da beyin kanaması sonucu hayatını kaybetti ve Karacaahmet Mezarlığı'ndaki aile kabrine defnedildi.

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Kariyerine farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Cemo'da Memo'nun annesi, Yürek Yarası'nda Davut'un annesi: Aliye Rona iki filmde de gençlerin aşkının arkasında duran, hikâyeye ağırlık veren kuşağı oynuyor. Klasik Yeşilçam melodramında anne rolü çoğu zaman bu işi görür; Cemo'nun Kemal Bilbaşar romanından Atıf Yılmaz'ın çektiği, tarihî havası olan bir aşk hikâyesi olması bu rolü daha da değerli kılıyor. İlk bakılacak yer burası.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Gazeteci'de yalnızca "Anne" diye anılan bir rol, Kılıç Bey'de Kılıç Bey'in annesi: Aliye Rona'ya sık sık hikâyeyi taşımayan, ona bağlanan bir figür veriliyor. Bence bu tür roller, ne kadar özenle oynanırsa oynansın, senaryonun anneye tek bir iş yüklediği filmlerde Rona'nın yelpazesini daraltıyor. Keriz ve Şabaniye gibi Kemal Sunal komedilerinde de aynı güvenilir yüzle karşılaşıyoruz; ayrışan bir yön değil, tekrar.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Aliye Rona'nın rolleri toprak ve güç karşısında ayakta kalmaya çalışan ailenin yaşlı kuşağını temsil eder. Kılıç Bey'de mülkü toprak sahiplerinin eline geçen ailenin annesi bunun açık örneği; Cemo'da bir köy aşkının gerisindeki kuşak, Kuruluş/Osmancık'ta ise Gökçe Bacı var. Rona'nın yıllar boyunca bu tipi oynaması, Türk sinemasının köylü kadına verdiği yerin hem saygısını hem sınırını gösteriyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı ve yalnızca ekran çalışmalarına bakan kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

Yorumlar