Güneş Ne Zaman Doğacak

Güneş Ne Zaman Doğacak

Film · 1977 · 15 kişi

Dram, tarih ve politika öğeleri, Mehmet Kılıç'ın hem yönettiği hem de yapımcılığını üstlendiği renkli Türk filmi Güneş Ne Zaman Doğacak'ta bir araya geliyor. Film 1 Nisan 1978'de vizyona girdi. Türkiye'ye sığınan iki mültecinin öyküsünü anlatan yapım, baskı altındaki bir toplumda inancı yüzünden cezalandırılan bir adamın kaçış mücadelesini merkeze alıyor. Orhun Film imzalı bu çalışma, aynı zamanda 19 Aralık 1978'de Maraş'taki Çiçek Sineması'na patlayıcı atıldığı sırada gösterimde olan film olarak da anılıyor; olay, Maraş Katliamı'nın başlangıcı sayılıyor.

Hikâye, komünizmin etkisindeki Türkmenistan'da geçer. Halk devletin baskısından bunalmış, Müslümanlar işkence görmektedir. Yavuz Mehmetol ezan okuduğu için tutuklanır ve ağır işkencelere uğrar. Arkadaşı Alpgiray Nuriyes ise kendini gizleyerek istihbarat teşkilatına girer ve albaylığa yükselir; amacı ülkeden kaçmaktır. Üstlerine Yavuz'u tehditle ajan yapacağını söyleyerek onu hapisten çıkarır, ardından bir plan kurup ikisi birlikte Türkiye'ye kaçar. Tek hayalleri özgürce yaşamaktır, ama hiçbir şey umdukları gibi gitmez. Yavuz'u Cüneyt Arkın, Alpgiray'ı Baki Tamer, Cemile'yi Oya Aydoğan canlandırıyor. Kadroda ayrıca Turgut Özatay, Leman Akçatepe, Faruk Seyhan ve Seyfi Havaeri bulunuyor.

Senaryoyu Tufan Güner yazdı. Müzikler Cengiz Korkut ile İslam Güneş'e, görüntü yönetmenliği Abdullah Gürek'e aittir. Renklendirme ve seslendirme çalışmalarını Yeni Stüdyo yaptı.

YönetmenMehmet Kılıç
Yapım ŞirketiOrhun Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Kadroda ayrıca: Faruk Seyhan

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Cüneyt Arkın'ı yalnızca kılıç ve yumruk sahneleriyle hatırlayanlar için bu film onun başka bir yüzünü gösteriyor: ezan okuduğu için hapse atılan, tek hayali özgürce yaşamak olan bir adam. Film, Yeşilçam'ın sevdiği büyük temaları, özgürlük hasretini ve inanç uğruna katlanılan acıyı yüksek sesle anlatıyor. İşkence temasının ağırlığı bir yana, öykünün merkezinde iki dostun birbirine bağlılığı var; eski sinemamızın en çok değer verdiği şeylerden biri de buydu.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Bu film kendi öyküsünden çok, gösterimdeyken yaşananla hatırlanıyor: Maraş'taki Çiçek Sineması'na atılan patlayıcı, Maraş Katliamı'nın başlangıcı sayılıyor. Bu gölgeyi filmden ayırmak bugün kolay değil. Kendi içinde ise komünizmin etkisindeki Türkmenistan'da inancı yüzünden cezalandırılan insanları anlatan, Soğuk Savaş yıllarının keskin ideolojik ayrışmasını yansıtan bir yapım. Siyasi kutuplaşmanın sokağa taştığı bir dönemde böyle bir filmin taşıdığı anlam, perdedeki öykünün çok ötesine geçmiş. Dönemin sineması ile toplumun gerilimleri arasındaki bağı anlamak isteyenler için önemli bir belge.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Yapım, 1970'lerin siyasi melodram anlayışının tipik bir örneği: mesaj anlatının önünde yürüyor, baskıcı rejimin temsilcileri karakterden çok işlev taşıyor ve bu yalınlık filmin dramatik gücünü sınırlıyor. Oysa senaryonun içinde daha karmaşık bir film saklı. Görüşlerini gizleyip istihbarat teşkilatında albaylığa yükselen Alpgiray, ikili hayat, sadakat ve hayatta kalma arasındaki gerilimi taşıyabilecek bir figür. Senaryo bu çatışmayı derinleştirmekten çok kaçış öyküsünün ivmesine yaslanıyor. Dönemin politik sinemasını incelemek isteyenler için değerli; salt sinema olarak ise sınırlı bir deneyim.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar