İncir Çekirdeği

İncir Çekirdeği

Film · 2009 · 5 kişi

Selda Çiçek, ilk uzun metrajlı filmi olan Türk dramı İncir Çekirdeği'nin (İngilizce adıyla Not Worth a Fig) senaryosunu yazıp filmi 2009'da yönetti. Gerçek bir olaydan esinlenir: ölen ablasının kocasıyla mutsuz biçimde evlendirilmiş bir kadının hikâyesini anlatır. Film 6 Kasım 2009'da yurt genelinde vizyona girdi ve 16. Londra Türk Filmleri Festivali'ne seçildi. Adını taşıyan incir çekirdeği metaforu üzerinden insan hayatının nasıl değersizleştirildiğini sorgular.

Olaylar Mardin'de, bir ailenin tek bir günü etrafında geçer. Yedi yıl önce ailenin askerden dönen tek oğlu Celil (Halil Yomak), birlikte gidilen piknikte mayına basarak ölmüştür. Kendini sorumlu tutan ablası Delal (Makbule Sitare Akbaş) bir süre sonra intihar eder. Delal'in kocası Nazif'le (Barış Çakmak) evlendirilen Heda (Özgü Namal), onların küçük kızı Suham'a (Semanur Dönmez) anne olmaya çalışmaktadır; üstelik hamiledir ve ailede bebeğin oğlan olacağına inanılır. Nazif ise karısıyla ilgilenmez, geceleri sevgilisiyle geçirir. Bu sırada Heda'nın annesi Cemile'nin kimsenin göremediği bunalımı da büyümektedir.

Çekimler 2008'in Ağustos ve Eylül aylarında Mardin'de yapıldı. Başrolde Özgü Namal'ın yanında Derya Durmaz ve Özlem Gezgin de yer alır.

YönetmenSelda Çiçek

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

İncir Çekirdeği, gerçek bir hayattan yola çıkarak ölen kız kardeşinin kocasıyla evlendirilen bir kadının mutsuz evliliğini anlatıyor. Mardin'de bir ailenin tek bir gününe sığdırılan hikâye, kadının kendi hayatı üzerinde ne kadar az söz hakkı olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Ailenin doğacak bebeğin erkek olacağına inanması, oğul beklentisinin ağırlığını sessizce hatırlatıyor. Askerden dönen tek oğlun bir piknikte mayına basarak ölmesi ise bölgenin yakın geçmişine dair acı bir iz bırakıyor. Film, adındaki metaforla insan hayatının ne kadar ucuz tutulduğunu soruyor ve bu soruyu slogana dönüştürmeden sormaya çalışıyor.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Bu film çocuklarla izlenecek bir film değil. Kayıp, intihar ve mutsuz bir evlilik gibi çok ağır konular işleniyor. Hikâye bir ailenin tek bir gününde geçiyor ve genel havası baştan sona ağır. Yetişkinler ve büyük gençler için düşündürücü olabilir. Ailece izlenecekse, sonrasında konuşmaya zaman ayırmak iyi olur. Neşeli bir akşam arayanlara göre değil.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Selda Çiçek'in hem yazıp hem yönettiği bu ilk uzun metraj, olayları tek bir güne sıkıştırma kararıyla dikkat çekiyor. Bu yapı, yedi yıl önceki kayıpların ve Heda'nın evliliğinin yükünü geriye dönük olarak hissettirmek için güçlü bir çerçeve sunuyor. Ancak bu kadar çok trajediyi tek bir güne yüklemek, anlatıyı melodrama yaklaştırma riski taşıyor; acıların üst üste binmesi duygusal etkiyi yer yer tüketebilir. Özgü Namal'ın canlandırdığı Heda, çaresizliği büyük sözlerle değil, sessizce taşıması gereken zor bir rol. Filmin 16. Londra Türk Film Festivali'ne seçilmesi, ilk filmini çeken bir yönetmen için anlamlı bir işaret.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar