Vahşi Çiçek

Vahşi Çiçek

Film · 1972 · 7 kişi

Türk sinemasının usta yönetmenlerinden Lütfi Ömer Akad 1971'de dram ve duygusal türde bir sinema filmi çekti: Vahşi Çiçek. Senaryosunu Akad, Safa Önal ve Erdoğan Tünaş birlikte yazmış, yapımcılığını Hürrem Erman üstlenmiş, film Erman Film çatısı altında çekilmiştir. Görüntü yönetmenliğini İlhan Arakon'un yaptığı 90 dakikalık renkli film, 1 Mart 1972'de vizyona girmiştir.

Film, kumarbaz Fikret ile Sema arasındaki aşkı anlatır. Fikret, çocukluğunun geçtiği esirgeme kurumuna yaptığı bir ziyarette Sema ile tanışır; onun kumarbaz olduğunu anlayan genç kadın kendisine hep mesafeli davranır. Arkadaşı Vedat'ın ortaklık teklifini kabul eden Fikret'in işleri, Sema'nın iş adamı babası Enver Bey'i tehdit edecek kadar büyür. Enver Bey'in Fikret'i kumar masasına davet etmesiyle bahis Sema'ya kadar uzanır; Fikret, Sema'yı kendisiyle evlenmeye ikna eder. Ancak kumar masasında dönen oyun ortaya çıkınca Sema'nın yaralanan gururu, evliliğin üzerine çöken kara bulutların başlangıcı olur.

Fikret'i Cüneyt Arkın, Sema'yı Leyla Kenter canlandırmıştır; Leyla Kenter'i Yıldız Kenter seslendirmiştir. Kadroda ayrıca Yıldırım Önal (Enver), Kuzey Vargın (Vedat), Ceyda Karahan, Hüseyin Kutman, Muammer Gözalan, Cevat Kurtuluş, Ekrem Dümer ve Hakkı Kıvanç gibi isimler yer alır.

YönetmenLütfi Ömer Akad
Yapım ŞirketiErman Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Kadroda ayrıca: Yıldırım Önal, Kuzey Vargın, Ceyda Karahan, Hüseyin Kutman

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Lütfi Ömer Akad'ın adı geçince insanın aklına hep özenli bir anlatım gelir; Vahşi Çiçek de bu ustalığın duygusal dramlara uzanan bir örneği. Kumarbaz bir adamla onurlu bir genç kadının aşkı, Yeşilçam'ın en sevdiği malzemelerdendir, ama burada iş yalnızca gözyaşına bırakılmıyor: Sema'nın yaralanan gururu hikâyenin ahlaki ağırlığını taşıyor. Cüneyt Arkın'ı kılıçtan ve yumruktan uzak, bir aşk hikâyesinin ortasında görmek ayrı bir keyif. Leyla Kenter'e Yıldız Kenter'in sesinin eşlik etmesi de dönemin sinemasını sevenlere tanıdık, sıcak bir ayrıntı.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Akad, Türk sinemasının yönetmenlik dilini en bilinçli kuran isimlerden biri; Vahşi Çiçek'te ise Safa Önal ve Erdoğan Tünaş'la yazdığı senaryo onu döneminin melodram kalıplarına epey yaklaştırıyor. Esirgeme kurumunda başlayan bir tanışma, iş ortaklığıyla büyüyen bir güç savaşı ve sonunda bir insana kadar uzanan bir bahis: yapı, Yeşilçam'ın tanıdık dönemeçlerinden ilerliyor ve sürprizden çok kaderi işaret ediyor. Yine de kumar masasını hikâyenin ahlaki merkezine koymak akıllıca bir tercih; aşk, burada bir oyunun kirli kazancına dönüşme tehlikesiyle sınanıyor. İlhan Arakon'un renkli görüntüleri ve doksan dakikalık sıkı süre işi toparlıyor. Seslendirme ise dönemin olağan pratiği; Leyla Kenter'in performansını Yıldız Kenter'in sesiyle izlemek, oyunculuğu bütünlüklü değerlendirmeyi zorlaştırıyor.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Vahşi Çiçek, Yeşilçam'ın sık sık döndüğü bir gerilimi işliyor: kimsesizlikten gelen bir adamla yerleşik zenginlik arasındaki mesafe. Çocukluğu esirgeme kurumunda geçen Fikret'in yükselişi, kumar ve ortaklık gibi kaygan yollardan geliyor; Sema'nın iş adamı babası Enver Bey ise bu yükselişi bir tehdit olarak görüyor. Bahsin sonunda bir kadına kadar uzanması, dönemin aile ve evlilik anlayışında kadının ne kadar kolay bir pazarlık nesnesine dönüşebildiğini açıkça gösteriyor. Filmi değerli kılan, Sema'nın yaralanan gururunu ciddiye alması; böylece evlilik bir mutlu son olarak değil, onurun sınandığı bir alan olarak çiziliyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar