Sevgili Oğlum

Sevgili Oğlum

Film · 1977 · 5 kişi

Sevgili Oğlum, 1977'de çekilmiş, Türkiye ile İran'ın ortak yapımı duygusal bir dramdır; 1 Eylül 1977'de gösterime girmiştir. Cüneyt Arkın filmi hem yönetmiş hem de başrolünde oynamıştır. Senaryo Safa Önal'ın, yapımcılık Berker İnanoğlu'nundur; yapım şirketleri Er Film ile Sezer Film'dir. Görüntü yönetmeni Orhan Kapkı'dır. Film yaklaşık bir saat on beş dakika sürer; başlıca temaları aile bağları, oğul sevgisi, özveri ve intikamdır.

Anadolu'da şehir dışındaki bir çiftlikte, toprağa ve köklerine bağlı bir aile yaşar. Çiftliğin sahibi İskender Önal'ı Cüneyt Arkın canlandırır. Ahmet (Tuğrul Meteer) ise huzursuzdur, çünkü birkaç kez gittiği büyük şehir onu büyülemiştir. Çiftçi olmak istemez ve ailesine karşı çıkmayı göze alarak İstanbul'a gider. Baba, oğlunun kararlılığı karşısında geri adım atar. Çok geçmeden gelen ölüm haberi onu şehrin karanlık sokaklarına ve mafyayla bir hesaplaşmaya sürükler; oğlunun orada bulaştığı kirli işler belanın kaynağıdır. Perihan Savaş İskender'in kızını, Berhan Şimşek Halil'i oynar; Erol Taş, Akçaoğlu Hüseyin rolündedir.

Kadroda ayrıca İranlı oyuncular Simin Ghaffari (Mine) ile Mahmood Tehrani (Salih Baba), İsmail Hakkı Şen ve İlhan Hemşeri yer alır.

YönetmenCüneyt Arkın
Yapım ŞirketiEr Film, Sezer Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Kadroda ayrıca: Mahmood Tehrani, İsmail Hakkı Şen, İlhan Hemşeri

Farklı gözlerle

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Cüneyt Arkın hem yönetmen hem başrolde; bu da hesaplaşma kısmının sert olacağının işareti. Ama film önce bir aile draması olarak açılıyor, aksiyon için biraz beklemek gerekiyor. Babanın şehrin karanlık sokaklarında mafyayla hesaplaşmaya giriştiği bölüm filmin asıl motoru. Bir saat çeyreklik süre sayesinde fazla oyalanmıyor. Duygusal sahneler bana uzun geldi, ama Arkın'ın varlığı tempoyu ayakta tutuyor.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Sevgili Oğlum, Türk sinemasının sık döndüğü bir temayı, kırdan kente göçü bir baba-oğul hikâyesi üzerinden işliyor. Toprağına ve köklerine bağlı Anadolu'daki çiftlik ailesi ile birkaç ziyarette büyülendiği İstanbul'a gitmek isteyen Ahmet arasındaki çatışma, kuşaklar arası kopuşun da ifadesi. Babanın oğlunun kararlılığı karşısında boyun eğmesi, ataerkil otoritenin değişen zamana yenik düşmesi olarak okunabilir. Ne var ki film, büyük şehri ağırlıkla karanlık sokaklar ve mafya üzerinden kurarak kentleşmeyi tek boyutlu bir tehdit gibi gösterme riskine giriyor. Türk-İran ortak yapımı olması ise dönemin sinema ilişkilerine dair ilginç bir not.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Aile bağları ve fedakârlık üzerine duygusal bir dram; büyükler hikâyeye kolayca bağlanır. Ama bir ölüm haberi, ardından intikam ve mafyayla hesaplaşma var. Küçük çocuklar için ağır ve sert. Gençlerle birlikte izlenip, köyden şehre gitmek isteyen bir evladın hikâyesi üzerine konuşulabilir. Cüneyt Arkın sevenler için iyi bir akşam filmi, ama çocuklar yattıktan sonra.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar