Gülşah Küçük Anne

Gülşah Küçük Anne

Film · 1976 · 12 kişi

Yeşilçam'dan Gülşah Küçük Anne'yi Orhan Elmas 1976'da yönetti. Dram, duygusal ve aile öğelerini bir araya getiren yapım, küçük bir kızın ailesinden koparılmışlık içindeki mücadelesini anlatıyor. Başrolleri Hülya Koçyiğit ve Fikret Hakan paylaşıyor; küçük Gülşah'ı Gülşah Soydan canlandırıyor. Yapımcılığını Selim Soydan üstlenen film, renkli ve yaklaşık 76 dakika sürüyor.

Hikâyenin başında Gülşah, anne babasının mutlu çocuğudur. Ailenin ikinci çocuğunun doğumu ise onlar için sonun başlangıcı olur. Maaşına zam alamadığı için işinden ayrılan baba Murat, patronunu öldürmekle suçlanır; tanıklar arasında onunla gizli ilişkisi olduğunu öne süren bir kadın da vardır. Yıkılan anne, Murat'la yüzleşmek için cezaevine gider. Eve dönerken dalgınlıkla bir arabanın altında kalır ve ağır yaralanır. Böylece bütün ailenin ve küçük kardeşin yükü Gülşah'ın omuzlarına biner. Murat'ı Fikret Hakan, Selma Akova'yı Hülya Koçyiğit oynuyor. Gülistan Okan gazino şarkıcısını, Hulusi Kentmen komiseri, Ayşen Gruda ebe Hanife'yi canlandırıyor; Renan Fosforoğlu hâkim rolünde yer alıyor.

Senaryo Erdoğan Tünaş'a aittir. Müzikleri Cahit Berkay'ın, görüntüleri Çetin Tunca'nın imzasını taşıyor. Yapım şirketi Gülşah Film'dir; seslendirme ve laboratuvar çalışmaları Yeni Stüdyo'da yapıldı.

YönetmenOrhan Elmas
Yapım ŞirketiGülşah Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Yetmişlerin küçük kahraman filmlerini gözyaşı dökmeden izlemek mümkün değildi; Gülşah Küçük Anne de o geleneğin içten bir örneği. Hülya Koçyiğit'in acıyı abartmadan taşıyan oyunculuğu, Fikret Hakan'ın ağırbaşlı varlığı ve Hulusi Kentmen, Ayşen Gruda gibi tanıdık yüzler insanı hemen o salonlara geri götürüyor. Cahit Berkay'ın müziği de duyguyu güzel sarıyor. Erdoğan Tünaş'ın kaleminden çıkan hikâye, ailenin dağıldığı yerde bir çocuğun omuzlanan sorumluluğunu anlatırken sadakat ve fedakârlık gibi eski erdemleri hatırlatıyor. Kısa süresi de anlatıyı derli toplu tutuyor.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Bu film bir çocuğun gözünden aile sevgisini anlatıyor ama ağır bir hikâye. Babanın cinayetle suçlanması, annenin araba kazası ve evin yükünün küçük bir kıza kalması küçük çocukları üzebilir. Asıl zorlayıcı olan, filmin taşıdığı duygu yükü. Büyükanne ve dedelerle, biraz büyümüş çocuklarla birlikte, konuşarak izlemek daha doğru olur.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, yetmişlerin Türkiyesinde bir işçi ailesinin ne kadar kırılgan olduğunu dolaylı biçimde gösteriyor: zam alamadığı için işinden ayrılan bir baba, tek bir iftirayla bütün ailenin dengesini kaybetmesine yol açıyor. Devletin yüzü komiser ve hâkim karakterleriyle, mahallenin yüzü ise ebe Hanife ile temsil ediliyor. En dikkat çekici yan, yetişkinlerin yükünün bir çocuğa devredilmesi; dönem melodramının sık kullandığı bu kalıp, sosyal güvencesi zayıf ailelerin gerçeğine de dokunuyor. Ne var ki anlatı, felaketleri art arda dizerek bu meseleyi analizden çok gözyaşına bağlıyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar