Avanak Kuzenler

Avanak Kuzenler

Film · 2008 · 11 kişi

Yönetmen Oğuzhan Tercan'ın imzasını taşıyan Avanak Kuzenler, 2008'de çekilmiş bir Türk komedi filmidir. Film, her biri kendini olduğundan bambaşka biri sanan üç kuzenin başından geçenleri anlatır ve komedisini bu özgüven ile gerçeklik arasındaki uçurumdan çıkarır. Senaryo Kerem Arıca, İrfan Saruhan ve Batuhan Varuş'a aittir. 26 Eylül 2008'de vizyona giren yapım 104 dakika sürer ve Türkiye'de yaklaşık 400 bin kişi tarafından izlenmiştir.

Hikâyenin üç kahramanından Tankut, kendini dünün Tarık Akan'ı, bugünün Kenan İmirzalıoğlu'su sanan bir jöndür. Serkan, insanların kaderini değiştirecek bir mucit olduğuna inanır. Neco ise kadınların peşinden koştuğu bir Valantino hayali kurar. Üçünün asıl ortak yanı, avanaklıkta birbirleriyle yarışmalarıdır; kendilerini çıkmaza soktukları her seferde güzel ve asi Melike devreye girer. Filmde Serkan'ı Alp Kırşan, Tankut'u Yağmur Atacan, Neco'yu Paşhan Yılmazel, Melike'yi Fatma Toptaş canlandırır. Özlem Savaş (Necla), Erdal Tosun (Süleyman), Tuluğ Çizgen (Kevser), Hakan Bilgin (Peştekül) ve Macit Sonkan (Muhtar) yan rollerde görülür.

Yapımcılığı Murat Akdilek ile Faruk Aksoy üstlenmiş, filmi Fida Film ile Aksoy Film birlikte hazırlamıştır; dağıtımı Özen Film yapmıştır. Görüntü yönetmeni Ertunç Şenkay, müziğin imzası ise Oğuz Kaplangı'dır.

YönetmenOğuzhan Tercan
Yapım ŞirketiFida Film, Aksoy Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Üç kuzenin kendilerini olduklarından çok daha büyük sanması, evdeki herkesin anlayabileceği basit bir mizah. Ağır bir tema yok, hikâyeyi takip etmek kolay. Yalnız Neco'nun kadınların peşinden koştuğu bir jön olma hayali, bazı esprileri daha çok gençlere ve yetişkinlere yönelik kılabilir. Küçük çocuklardan çok, ergenlik çağındaki gençlerle birlikte rahat bir akşam filmi olarak düşünülebilir.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Filmin çıkış noktası tek bir şakaya dayanıyor: kendini jön, mucit ya da Valentino sanan üç adamın gerçekle çarpışması. Bu tür bir fikir kısa bir skeçte parlayabilir, ama uzun metrajda kendini tekrarlama riski taşıyor. Üç karakterin üç ayrı hayalle yola çıkması senaryoya çeşitlilik katma çabası olarak görülebilir; yine de yapının her seferinde aynı noktaya, kuzenlerin başının belaya girmesine ve Melike'nin işe karışmasına dönmesi, onu döneminin formül komedilerinden pek ayırmıyor. Üç kişilik senaryo ekibine rağmen anlatı bir olay örgüsünden çok art arda dizilmiş durumlar izlenimi veriyor. Bence fikir eğlenceli, ama işleniş onu taşıyacak bir dramatik omurga kurmakta zorlanıyor.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Filmin en ilginç yanı, karakterlerin kendilerini kimlerle kıyasladığı. Tankut'un hem dünün Tarık Akan'ı hem bugünün Kenan İmirzalıoğlu'su olma hayali, Türk popüler kültüründe jön imgesinin kuşaktan kuşağa nasıl aktarıldığını gösteriyor. Mucit olacağına inanan Serkan ve Valentino özentisi Neco da başarıyı ve erkekliği gösterişle ölçen bir bakışın karikatürleri gibi. Buna karşılık her krizde devreye giren kişinin dik başlı Melike olması, erkeklerin kendinden emin ama çaresiz, kadının ise işi çözen taraf olduğu tersine bir düzen kuruyor. Film bunu derinleştirmese de dönemin erkeklik hallerine küçük bir ayna tutuyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar