Malkoçoğlu Krallara Karşı

Malkoçoğlu Krallara Karşı

Film · 1967 · 7 kişi

1967'de çekilen Türk filmi Malkoçoğlu Krallara Karşı, kılıç dövüşleri ve tarihî macerayla öne çıkan, tarih ve aksiyon türlerini buluşturan bir Yeşilçam yapımıdır. Süreyya Duru ile Remzi Jöntürk'ün birlikte yönettiği filmin senaryosunu Bülent Oran ile Ayhan Başoğlu yazmıştır. Yapımcılığı Naci Duru üstlenmiş, filmi Duru Film ile Murat Film hazırlamıştır. Siyah-beyaz ve 35 mm olarak çekilmiştir.

Hikâye, Mora seferinden dönen Malkoçoğlu Ali Bey'in köyünün yakılıp yıkıldığını, karısının ve adamlarının öldürüldüğünü görmesiyle başlar. Oğlu da kaçırılmıştır. Ali Bey, Kazıklı Voyvoda'dan öç almak ve oğlunu kurtarmak için sadık yoldaşı Ejder'le yola çıkar. Bir esir pazarında gördüğü genç kızı kurtarmaya çalışır; kızın aslında bir prenses, Yolanda olduğu ortaya çıkar. Ne var ki prenses yeniden kaçırılır, Malkoçoğlu ile Ejder de bir tuzağa düşürülüp esir alınır. Cüneyt Arkın Ali Bey'i, Yılmaz Köksal Ejder'i, Yıldırım Gencer Vlad Çepeş'i, Sezer Güvenirgil Prenses Yolanda'yı oynar; kadroda Remzi Jöntürk, Ahmet Turgutlu ve Behçet Nacar da vardır.

Çekimlerin bir bölümü Anamur'daki Mamure Kalesi'nde yapılmıştır. Görüntü yönetmeni Mahmut Demir'dir. Atlı saray girişi sahnesinde Cüneyt Arkın'ın elinin bilekten koptuğu ve tıp fakültesinden hocası Halit Ziya Konuralp'in elini yerine diktiği anlatılır.

YönetmenSüreyya Duru, Remzi Jöntürk
Yapım ŞirketiDuru Film, Murat Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Kadroda ayrıca: Ahmet Turgutlu

Farklı gözlerle

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Kılıç dövüşleri, at sırtında baskınlar ve intikam peşinde bir kahraman: Malkoçoğlu Krallara Karşı tam bir Yeşilçam macerası. Köyü yakılan, oğlu kaçırılan Ali Bey'in Kazıklı Voyvoda'ya karşı yola çıkması, riski baştan yüksek tutuyor. Cüneyt Arkın sahneleri neredeyse tek başına sırtlıyor. Dövüş koreografisi bugünün gözüyle biraz ham kalıyor, ama tuzak ve esaret bölümleri gerilimi diri tutuyor.

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Siyah-beyaz karelerde Cüneyt Arkın'ı at üstünde, kılıcı elinde görmek, Yeşilçam'ın kahramanlık hikâyelerini sevenler için hâlâ ayrı bir keyif. Bülent Oran ile Ayhan Başoğlu'nun senaryosu sade bir intikam öyküsü kuruyor; iyi ile kötü net, sadakat ve aile bağı ön planda. Yılmaz Köksal'ın Ejder'i hikâyeye sıcak bir yoldaşlık katıyor. Anamur'daki Mamure Kalesi'nde çekilen sahneler de filme gerçek bir doku kazandırıyor. Prenses Yolanda bölümü biraz alışıldık kalsa da dönemin macera filmlerindeki o saf coşku yerli yerinde.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Film, yakılıp yıkılan bir köy, öldürülen bir aile ve kaçırılan bir çocukla açılıyor. Kılıç dövüşleri ve esaret sahneleri de bol. Bu yüzden küçük çocuklara ağır gelebilir. Ortaokul çağındaki çocuklar ve yetişkinler ise macera tarafından keyif alır. Evin büyükleri Cüneyt Arkın'ı at üstünde görmekten hoşlanacaktır. Siyah-beyaz olması bazı gençleri baştan soğutabilir, biraz sabır gerekiyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar