Bir Demet Menekşe

Bir Demet Menekşe

Film · 1973 · 7 kişi

Yeşilçam melodramı Bir Demet Menekşe renkli çekildi ve 1 Ekim 1973'te vizyona girdi. Duygusal ve psikolojik yönü ağır basan, 74 dakikalık film, edebiyatçı Selim İleri'nin senaryosundan Zeki Ökten'in yönetmenliğinde çekilmiştir. Yapımcılığı Berker İnanoğlu, yapım şirketi Er Film'dir. Türk sinemasında sık işlenen bir konuyu alışılmadık biçimde anlatan film, akıcı ve rahat anlatımıyla ve tutarlı kurulmuş karakterleriyle dikkat çeker.

Nesrin, Nişantaşı'ndaki bir butikte terzilik yapan genç bir kızdır; hasta annesi, evlenmemiş teyzesi ve dedikoducu komşularıyla yaşar, babasının ölümünden sonra ailenin direği olmuştur. Annesinden kalan yüzüğü Almanya'ya gitme parası için satmak isterken, boya fabrikası sahibi Kenan Manizade ile tanışır. Varlıklı ama evliliğinde ve çevresinde mutsuz olan Kenan, yaş ve sınıf farkına rağmen ona bağlanır; ikisinin arasındaki tek armağan bir demet menekşedir. Dedikodu ve çevre baskısı bu ilişkiyi sınar. Nesrin'i Hale Soygazi, Kenan'ı Kartal Tibet canlandırır; Nubar Terziyan kuyumcu Yakup, Güler Ökten ise Candan rolündedir. Şener Şen partideki bir adam olarak kısa bir rolde görünür.

Filmin tema müziği, Mikis Theodorakis'in Costa-Gavras'ın État de siège filmi için bestelediği enstrümantal parça "Paola, 11099"dur; görüntü yönetmeni Ali Yaver'dir.

YönetmenZeki Ökten
Yapım ŞirketiEr Film

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Selim İleri'nin kalemi, Zeki Ökten'in yönetimi ve Hale Soygazi'nin kırılgan Nesrin'i: Yeşilçam melodramını sevenler için az bulunur bir buluşma. Film, sinemamızın bildik varlıklı adam ile yoksul kız konusunu alıyor, ama gözyaşına boğmadan, sade ve akıcı bir dille anlatıyor. İki insan arasındaki tek armağanın bir demet menekşe olması, bütün hikâyenin inceliğini özetliyor. Theodorakis'in 'Paola' ezgisi de filmin hüznüne çok yakışmış. Yetmiş dört dakikaya bu kadar duyguyu sığdırabilen eski filmler, insana hep hayranlık veriyor.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Filmin en ilgi çekici yanı, karakterlerini sınıflarıyla birlikte kurması. Nişantaşı'ndaki bir butikte terzilik yapan Nesrin, hasta annesine ve teyzesine bakan bir evin direği; boya fabrikası sahibi Kenan ise varlıklı ama mutsuz. Nesrin'in Almanya'ya gidebilmek için annesinden kalan yüzüğü satmaya çalışması, yetmişlerin başındaki göç umudunu tek bir ayrıntıda yakalıyor. Dedikodu ve çevre baskısı da mahalle kültürünün bir ilişkiyi nasıl kuşatabildiğini gösteriyor. Yaş ve sınıf farkı, filmin taşıdığı en sessiz ama en ağır yük.

Aile İzleyicisi Evde herkesle birlikte izlenebilir mi diye bakan, mizaha ve duyguya önem veren bir bakış.

Baştan söyleyeyim, bu bir çocuk filmi değil. Evli bir adamla genç bir kızın yakınlaşması, dedikodu ve çevre baskısı gibi konular var. Çocuklar için hem sıkıcı hem anlaşılması zor olur. Eski filmleri seven anneler, babalar ve büyükler için ise sakin, duygulu bir akşam filmi. Yetmiş dört dakika sürüyor, kısa ve yormuyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar