Hicran Sokağı

Hicran Sokağı

Film · 2007 · 21 kişi

Hicran Sokağı 14 Aralık 2007'de vizyona girdi; dram ve duygusal tonda bir Türk filmidir. Senaryosunu yazan Safa Önal'ın yönettiği son filmdir; yapımcılar arasında Önal ile Atilla Gökbürü yer alır, dağıtımı Özen Film üstlenmiştir. Film, Yeşilçam'ın usta isimlerini bir araya getirmesiyle dikkat çeker.

Hikâye bir Boğaziçi semtinde geçer ve orta halli ya da yoksul, ama hep umutlu, kavgada bile ölçülü insanları anlatır. Merkezde, küçükken anne babasının terk ettiği, yetimhanede büyüyen dürüst Arif (Arda Esen) vardır; şofben, musluk ve bisiklet tamir ederek geçinir. Arif, varlıklı bir ailenin üniversiteli kızı Leyla'yı (Ahu Türkpençe) ölesiye sever, ama aile kızını ona vermeyecektir. Leyla evini ve semtini terk edip kaybolunca Arif perişan olur. Arif'e ümitsizce âşık güzel Müyesser'i (Pelin Batu) ve onun dul annesi Şaziye'yi (Ayla Algan) de bu mahallede buluruz. Semtin öteki sakinleri arasında köfte-piyazcı Temel (Tanju Gürsu), lokantacı Rıfkı (Süleyman Turan), eski şarkıcı Handan (Selda Alkor) ile yaşlı aşığı udi Şadi Bey (Müjdat Gezen), tornacı Bekir (Cüneyt Arkın) ve yetimhane müdiresi Zümrüt (Hülya Koçyiğit) vardır.

Kadroda ayrıca Türkân Şoray (Sabahat), Haldun Dormen, Rutkay Aziz ve Ezel Akay yer alır. Müziği Gökhan Kırdar ile Cahit Berkay, görüntü yönetmenliğini Mahmut Yumuşak ile Çetin Tunca üstlenmiştir.

YönetmenSafa Önal

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Yeşilçam Nostaljisi Klasiklerle büyümüş, sıcak hikâye ve güçlü oyunculuk arayan bir izleyici bakışı.

Türkân Şoray, Hülya Koçyiğit, Cüneyt Arkın, Ayla Algan, Selda Alkor aynı filmde… Yeşilçam'la büyümüş biri için bu kadro başlı başına bir kavuşma. Safa Önal'ın son filmi olan Hicran Sokağı, Boğaziçi'nde bir semtte yoksul ama hep umutlu, kavgada bile ölçülü insanları anlatıyor; tam da eski filmlerimizin ahlaki sıcaklığı. Yetimhanede büyümüş dürüst Arif'in kavuşamadığı sevgi, klasik bir hicran hikâyesinin bütün hüznünü taşıyor. Hikâye belki tanıdık, ama tanıdık olanın da kendine has bir tadı var.

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Hicran Sokağı'nın en kalıcı değeri neredeyse belgesel nitelikte: Yeşilçam'ın usta oyuncularını 2007'de aynı kadrajda buluşturuyor. Ne var ki bu kalabalık kadro bir dramaturji sorununu da beraberinde getiriyor. Köfte-piyazcıdan udi Şadi Bey'e, tornacı Bekir'den yetimhane müdiresi Zümrüt'e uzanan mahalle portreleri, Arif ile Leyla'nın ana çizgisiyle yarışıyor; film bir hikâyeden çok bir geçit törenine dönüşme riskini taşıyor. Safa Önal'ın senaryosu bilinçli olarak eski melodram kalıplarına yaslanıyor; bu tercih nostaljik bir sıcaklık yaratırken anlatıyı öngörülebilir de kılıyor. Gökhan Kırdar ile Cahit Berkay'ın müziği ve Boğaziçi atmosferi ise filme kendine özgü bir hava katıyor.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Hicran Sokağı, bir Boğaziçi semtini sınıf farklarının kesiştiği bir alan olarak kuruyor. Bir yanda yetimhanede büyümüş, şofben, musluk ve bisiklet tamir ederek geçinen Arif; öbür yanda kızını ona vermeyecek varlıklı bir aile. Kavuşamamanın nedeni kader değil, toplumsal mesafe. Köfte-piyazcı, lokantacı, tornacı, eski bir şarkıcı ve udi gibi karakterler, İstanbul'un giderek kaybolan mahalle dokusunun bir fotoğrafını çekiyor. Film bu dünyayı biraz idealize ediyor; insanların kavgada bile ölçülü olduğu bir mahalle, gerçeklikten çok bir özlemi anlatıyor. Ama bu özlemin kendisi de dönemine dair bir şey söylüyor.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar