Cenneti Beklerken

Cenneti Beklerken

Film · 2006 · 10 kişi

Türk-Macar ortak yapımı Cenneti Beklerken (uluslararası adıyla Waiting for Heaven) 2005'te çekildi, Türkiye'de 15 Aralık 2006'da gösterime girdi ve 107 dakika sürüyor. Senaryosunu da yazan Derviş Zaim'in yönettiği film dram türündedir ve minyatür sanatını hem yan tema olarak hem de görüntü diline katkısıyla kullanmasıyla dikkat çekmiştir. Başrolleri Serhat Tutumluer ile Melisa Sözen paylaşır.

Hikâyenin kahramanı, karısını ve oğlunu yeni kaybetmiş nakkaş Eflatun'dur. Saray ona isyankâr bir şehzadenin frenk usulü portresini yapma görevi verir ve Eflatun bu iş için Anadolu'ya yola çıkar. Yolculuk, sanatını gezdirmesine ve geliştirmesine imkân tanırken kültürel bir zenginlik de katar; üstelik acısıyla başa çıkıp yeniden hayata bağlanma yolunda onu bekleyen bir sınav olur. Yolda tanıştığı Leyla adlı çok güzel kız onu tutkunun ve bambaşka bir serüvenin içine çeker. Anlatı, 17. yüzyıl Osmanlı İstanbul'unda geçer.

Kadroda Altan Erkekli, Numan Acar, Ahmet Mümtaz Taylan, Nihat İleri, Mehmet Ali Nuroğlu, Bülent İnal, Mesut Akusta ve Ozan Güven de yer alır. Zaim, bundan önce Tabutta Rövaşata, Filler ve Çimen ve Çamur filmlerini yönetmişti; bir eleştirmen Cenneti Beklerken'i yönetmenin en iddialı işi ve önceki iki filmden sonra aksamayan bir çalışma olarak değerlendirmiştir.

YönetmenDerviş Zaim
Cenneti Beklerken Cenneti Beklerken Cenneti Beklerken Cenneti Beklerken Cenneti Beklerken Cenneti Beklerken Cenneti Beklerken

Tepkiler

En fazla 3 tepki seçebilirsiniz.

Oyuncular

Farklı gözlerle

Sinefil Senaryo, kurgu ve yönetmenlik tercihlerine bakan, formül işlere mesafeli bir bakış.

Bir eleştirmenin onu Derviş Zaim'in en iddialı işi saymasına şaşırmamak gerek: Cenneti Beklerken, minyatürü yalnızca konu olarak değil, kadrajın mantığı olarak da kullanmaya çalışıyor. Derinliği reddeden minyatür geleneğiyle frenk usulü portre arasındaki gerilim, Eflatun'un yasıyla güzel bir koşutluk kuruyor. Serhat Tutumluer içe dönük, ölçülü bir oyunla filmi taşıyor; Melisa Sözen ise anlatıya beklenmedik bir sıcaklık getiriyor. Yine de yolculuk yapısı yer yer epizodik kalıyor, bazı duraklar dramı ilerletmek yerine aynı görsel fikri yinelemekle yetiniyor. Biçimsel cesareti kusurlarından ağır basan, kendini ancak sabırlı bir izleyiciye açan bir film.

Tarih ve Toplum Gözü Dönemi, toplumsal arka planı ve yapımın neyi yansıttığını soran bir bakış.

Film, 17. yüzyıl Osmanlı dünyasının ortasına bir sanat tartışması yerleştiriyor: saray, isyankâr bir şehzadenin portresini frenk usulüyle istiyor. Bu küçük ayrıntı aslında büyük bir soruyu taşıyor; bir devletin kendini nasıl görmek istediği ve yabancı bir bakış biçimini ne ölçüde benimseyeceği. Nakkaş Eflatun'un Anadolu yolculuğu da başkentle taşra arasındaki mesafeyi görünür kılıyor. Türk-Macar ortak yapımı olması, bu kültürler arası temaya ayrıca yakışıyor. Dönemi bir kostüm vitrini gibi değil, bir düşünce iklimi olarak ele alması filmin en değerli yanı.

Aksiyon ve Gerilim Meraklısı Temposu, gerilimi ve sahneleri önde tutan, yavaş dramalara sabrı az bir bakış.

Dürüst olayım: bu film benim temposumda değil. Yolculuk, isyankâr bir şehzade, saraydan gelen bir görev derken macera bekliyorsunuz ama Cenneti Beklerken hiç acele etmiyor; sahneler uzun, sessizlikler daha da uzun. Görüntüler gerçekten güzel, minyatür etkisi göz dolduruyor. Ama gerilim ve hız arıyorsanız 107 dakika size uzun gelebilir. Sakin bir akşama saklayın.

Bunlar okur yorumu değildir: editörlerimizin farklı izleyici bakış açılarıyla, yapay zekâ desteğiyle hazırladığı kısa değerlendirmelerdir. Okurlarımızın yorumları aşağıdadır.

İncelemeler (0)

Giriş Yap İnceleme yazmak için giriş yapın.

Yorumlar